Yunus-Market
Yaşam

Acı Reçete Dönemi!..

“devlet ve millet olarak fedakârlık yapmaktan, acı da olsa doğru reçeteleri uygulamaktan kaçınmayacağız"

Acı Reçete Dönemi!..

Devlet Başkanı eğer “Yaşadığımız kritik dönemin ruhuna uygun şekilde, gerekiyorsa “devlet ve millet olarak fedakârlık yapmaktan, acı da olsa doğru reçeteleri uygulamaktan kaçınmayacağız” diyorsa veya böyle konuşmak zorunda kalıyorsa;

Demek ki içinde bulunduğumuz durum fevkalâde acının da acısı!..

“Bir kimse başkalarına hakkı emredip kendisi kötü fiilleri işlemeye devam ederse, çok sürmez halkın gözünde güvenirliliğini kaybeder. Yaptığı bütün iyi faaliyetler de heba olur gider.” (Hz. Ebû Bekir)
***
Bu ülke bizim, bizim başka ülkemiz yok, başka gidecek ve sığınacak yerimiz de yok…
“Efendim bu hâle nasıl geldik, neden geldik, bunun sorumlusu kim” gibi sorgulamaların şimdilik bize faydası yok!..
***
Gemi karaya oturmuşsa, kurtulmayı beklerken kaptanı ve tayfaları suçlamanın anlamı olmaz.

Bir kazanın ve felaketin olduğu yerde öncelik; kaza ve felâketzedelere yardım elini uzatmaktır…
Sonra da sorumlulardan hesap sormaktır!..

***
Aziz milletimiz cefakâr ve fedakârdır…
Bu acı ne ki, milletimiz bugüne kadar bundan daha nice acılara tahammül etmiş ve üstesinden gelmiştir.

***
Fedakârlık mı; bu, bizim milletimizin işi!..
Ancak milletimiz önce devletin ve yöneticilerin fedakârlık yapmasını bekler!..

Eğer lider taşın arkasına saklanırsa millet dağın arkasına saklanır.
Lider taşın arkasına saklanmazsa millet dağın arkasına saklanmaz!
***
Devletin fedakârlığı yanında ilk planda sarsılan güven tazelenmelidir!..

Milletin idarecilere güven duyabilmesi için:
• – Yöneticiler öncelikle dışlayıcı ve suçlayıcı üslubu terk etmeli…
• – Acilen kamuda israfı ve yolsuzlukları önleyici düzenlemeler yapılmalı ve uygulanmalı…
• – Merkez Bankası Başkanı ve bir bakanın değişmesi yetmez; bu acı tabloya sebep olan parti ve hükümet üyeleri de acilen değiştirilmeli!..
***
Hakikati yazan kalemleri susturmayın!..
Hakikati yazan kalemlere destek vermiyor, veremiyor olsanız da hiç değilse engel olmayınız, onları itibarsızlaştırmayınız!..

Hakikati yazanlara bugün sahip çıkmazsanız, yarın hakikatleri yazdıracak kalem bulamayabilirsiniz…
***
Hakikat olmayanları hakikatmiş gibi yazdırabilmek için menfaat bağımlısı tetikçi sözde kalemlerle belki günü kurtarabilirsiniz, lakin geleceği kurtarmanız mümkün değildir…
***
Bugün hakikat olmayanları hakikatmiş gibi yazdırdığınız besleme kalemler, yarın hakikatleri hakikat gibi yazacak olsalar da inandırıcı olamayacaklardır.
***
Hakikatlerin hakikat olarak yazılmadığı an ise; sizler için tehlike çanlarının çaldığı an olacaktır!

Acı Reçete Dönemi!..
***
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak” (Son Mohikan)

AHMET ÇITLAKOĞLU

Vesselam…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Evet hocam haklısınız, “Gemi karaya oturmuşsa, kurtulmayı beklerken kaptanı ve tayfaları suçlamanın anlamı olmaz” cümlenize sonuna kadar katılıylorum. Şu anda elbirliğiyle gemiyi oturduğu yerden kurtarmalıyız. Ama ilk fırsatta da kaptana “Al tayfalarını git, işine son verdik. Sen gemimizi karaya oturtuyorsun. Gemiyi başka kaptana emanet edeceğiz” demeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı