Gündem

Ekmek Kavgası

Sevgili okurlarım, 26 yıl devlette görev yaptıktan sonra, 45 yaşımı tamamladığım sene gazeteciliğe başladım.

Ekmek Kavgası

Sevgili okurlarım, 26 yıl devlette görev yaptıktan sonra, 45 yaşımı tamamladığım sene gazeteciliğe başladım. Diğer bazı mesleklerde olduğu gibi biz gazetecilerde de iletişim fakültelerinde okuyup “mektepli”ler de vardır, “alaylı”lar da oldukça yoğundur.

Ben 26 yıl devlet memurluğundan emekli olduktan sonra, 45 yaşımda gazeteciliğe başladım. Yani yukarıdaki tanımdaki “alaylı” sınıfındanım ben.

Biraz da tesadüflerin sonunda başladığım bu meslekte kendimi yetiştirmek için çok gayret sarf ettim. Gazetelerin mutfağı tabir edilen “yazı işleri”nde çalıştım. “Düzeltmen”lik de yaptım, yeri geldi habere gidip “muhabir”lik yaparak tam sayfa röportajlara imza attım. Oldukça da seviyordum haber yapmayı, gazeteciliğin ilk adımı olan muhabirlik hem zevkli, hem de imzalı haberlerinin gazetede yayınlanması gurur vericiydi.

Bunlar yetmedi “editör”lük yapıp sayfa düzenlemelerine imza attım. Ama bunlar tabii kolay olmadı. Sizin anlayacağınız “alaylı” olmak kolay değil. Staja gelen iletişim fakültesi son sınıf öğrencilerinin akşam çıkarken gazetede unuttukları kitaplarını alıp akşam evde okuyup sabah yerine bıraktığım çok günler oldu.

Böyle seneler geçtikten sonra bir gün “Sen de köşe yaz” dediler bana. O güne kadar çok köşe yazısı okumuştum ama hiç köşe yazısı yazmamıştım. Oldukça telaşlandım. Haftada bir gün yazacaktım. Perşembe günleri köşe yazım çıkacaktı. Haftanın başı pazartesi gününden başlıyordum hazırlık yapmaya. İnsan yazdıkça açılıyor. Böyle yaklaşık bir yıl haftada bir gün yazdıktan sonra başka bir platforma geçip her gün, yani haftanın beş günü yazmaya başladım. Şimdi de “Kocaeli Haber Dünyası” sitesinde sizlerin de gördüğünüz gibi artık serbest yazıyorum. Yani yeri geliyor üç gün üst üste yazıyorum, bazen tembelliğim tutuyor haftada bir gün yazıyorum.

Gazetelerde çalışırken çok değerli insanlarla tanışma, onların sohbetlerinde bulunma imkanına kavuştum. İstanbul’da “el değiştirmeden önce” çalıştığım Akşam gazetesinde.

Birçoğu şimdi hayatını kaybetmiş olan ünlü tiyatrocu Rasim Öztekin’le, o zamanların ünlü sunucusu Cenk Koray’la, gazetemizin köşe yazarları Şakir Süter’le, Rıza Zelyut’la, spor yazarımız Kazım Kanat’la da sohbet etme imkanı buldum, Savaş Ay ve Reha Muhtar ile de sohbet ettim.

Emekli büyükelçi, duayen diplomat İzzet Sedes sohbetinden zevk aldığım kişilerin başında yer alırdı, gazeteye geleceği günleri beklerdim.

Sohbetinden en çok hoşlandığım kişi ise kuşkusuz Aydın Boysan’dı. Saatlerce konuşsa, anlatsa nefes almadan dinlenecek bir insan olarak hafızamda daima yer etti rahmetli Boysan. Sohbeti esnasında anlattığı kendi hayatından anekdotlardan aradan 20 yıl geçmesine rağmen hep faydalandım.

İstanbul’daki Akşam gazetesindeki çalışmama nokta koyduktan sonra kendi evime geldiğimde çalışmaya başladığım Kocaeli gazetesinde de çok değerli, çok saygın insanlarla tanışma, onlarla sohbet etme imkanı buldum. Onların isimlerini tek tek yazmayacağım çünkü unutmuş olabileceklerim mutlaka olur onları kırmaktan çekinirim.

İlimizdeki Kocaeli gazetesinde çalışma hayatımda tanıdığım değerli insanların başında Mustafa Küpçü gelir. Gazetemizde köşe yazıları yazıyordu ben göreve başladığım zaman. Kendisine “Mustafa hocam”

diye hitap ederim. Çünkü kendisi benim gibi “alaylı” gazetecilerden değil, “mektepli” gazetecilerdendir. Ankara Ün. Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunu gazeteci yazardır Mustafa hocam. Kocaeli Üniversitesinde ders vererek geleceğin gazetecilerini, iletişimcilerini yetiştiren kişi olması nedeniyle kendisine “Mustafa hocam” diye hitap ederim gazeteci yazar Mustafa Küpçü’ye.

Benim meslektaşlarım genellikle “gazeteci”dir, ama bazıları kitaplar yazdıkları için “gazeteci yazar”dır. Mustafa Küpçü yazar olan gazetecilerdendir. Geçen hafta 8. Kitabı yayınlandı Mustafa Küpçü’nün. Kendisinin adıma imzaladığı kitaplarını kütüphanemde saklıyorum. 8. Kitabı “Ekmek Kavgası”nı imzalı nüshasını alıp bir çırpıda okudum. “Siyaset Bilimi ve Siyasi Tarih El Kitabı” niteliği taşıyan “Ekmek Kavgası”nı okuyanlar güncel siyasi konular hakkında aydınlanmış olurlar.

Özellikle genç okurlarıma seslenmek istiyorum. Geçmiş dönemde Atatürkçü Düşünce Derneği Kocaeli Şube Başkanlığı yapan, katıksız bir Atatürkçü olan Mustafa Küpçü’nün yazılarını takip edin, kitaplarını alıp okuyun. Ülkemiz siyasi tarihi hakkında bilgi sahibi olursunuz.

Kaleminize, emeğinize, yüreğinize sağlık Mustafa hocam diyorum kendisine. Yeni kitaplarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.