Halil Küçükparlak

Enflasyon düşer mi?

Enflasyon düşer mi?

Sizler ne kadar detayını izliyorsunuz bilmiyorum ama akşamları televizyon kanallarındaki haberlerin bazılarında birçok kimsenin dikkatini çekmeyen çok ince ayrıntılar buluyorum ben sevgili okurlarım.

Mesela; Somali’nin bütçe finansmanının ve kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi için ayda 2.5 milyon dolar olmak üzere toplamda 30 milyon dolar hibe verilmesini kararlaştırdığı konusunda bir kararname yayınlanmış.

Benim uzmanlık alanım değil tabii bu konuda yoğun bilgiye sahip değilim ama konunun uzmanlarının yaptığı açıklamalarından araştırdığım kadarıyla enflasyonu düşürmenin yolu bazı tedbirlerin alınmasından geçiyor.

Bunların en başındaki birinci madde ise “Kamu harcamalarında tasarruf” olarak belirtiliyor. Her ne kadar “Tasarruf genelgesi” yayınlansa da hiçbir kamu kurumunda tasarruf yapıldığı görülmedi, duyulmadı. Zaten “İtibardan tasarruf olmaz.”

Bir yandan kamuda tasarruf edilmezken, edilemezken bir de Somali’ye hibe yaparsak enflasyon nasıl düşsün, bu yüksek enflasyonda gariban emekli ve asgari ücretle çalışan nasıl geçinsin?

***

Evet, enflasyonu düşürmek için kamu harcamalarından tasarruf edilmesini ilk şart olarak belirtiyor uzmanlar ama mesela…

Bizim Milli Eğitim Bakanlığımız bir toplantı düzenliyor, bakanlığa ait kamu kurumlarının birçok tesisi salonu olmasına rağmen toplantı Antalya’daki bir otelde düzenleniyor ve otelin kestiği 30 milyon 250 TL tutarındaki fatura bakanlık bütçesinden ödeniyor. Bakanlık okul tuvaletlerine birer kalıp sabun koyamıyor ama 30 milyon liralık otel faturası ödeyebiliyor.

***

Daha birçok örnekleri var tabii buna benzer.

Mesela hiç yolcusu olmayan, hiç uçak inip kalkmayan kaç havalimanı var ülkemizde ve onların toplam masraflarını yazmaya kalksam ayrı bir yazı konusu olur, milyonlarca dolar çünkü. Zaten açık kaynaklarda da var, merak edenler kısa bir internet araştırmasından görebilirler.

***

Kamu’da böylesine masraflarla adeta “Har vurup, harman savrulurken” gerek çalışanlar gerekse emekliler geçinemiyorlar, enflasyon karşısında adeta inim inim inliyorlar.

Doğal olarak da iktidar partisinin milletvekilleri ve bakanları halkın karşısına çıkıp hatırını sormaktan çekiniyorlar.

Çekiniyorlar diye düşünüyordum ama televizyon kanallarında dolaşırken bir habere rastlayınca şaşırdım.

Haberin başını kaçırmışım ortasına denk geldim ama dikkatimi çekti. Bakan hanımefendi esnafları dolaşıyordu. Bazı esnafa “Nasılsın ağabey?” diyordu, bazı esnafa “İşler nasıl amca?” diyordu.

Sorduklarının hepsi de iyi olduklarını ve “Çok şükür” işlerinin iyi olduğunu söylüyorlardı. Bizim Bakan hanımefendi de bu cevaplar karşısında mutlu oluyor, esnaf ağabeylerin eşlerine selamlarını gönderiyordu.

Ben çevremde hep esnafların sıkıntıda olduğunu biliyorum, siftah yapamadan kapatanları bile duyuyorum, o nedenle şaşırdım. Nerede, hangi şehirde bu hayatlarından memnun esnaflar diye dikkatle izlemeye başladım ki sonunda söylendi meğer bu esnaflar Belçika’da ticaret yapan Türklermiş.

Sonra onların hatırını soran Bakan’ın özgeçmişini merak edip baktım.
Şu bilgiye rastladım…
“1982 Schaerbeek doğumlu Belçikalı Türk diplomattır. Brüksel Meclisi’nde iki dönem milletvekilliği yaptı ve Türkiye’nin Cezayir Büyükelçiliği’nde bulundu. Halen Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak görev yapmaktadır.”

Sayın Bakan’ın özgeçmişi böyle…
Belçika doğumlu olduğu ve orada milletvekilliği yaptığı için çifte vatandaş olduğu anlaşılıyor. Keşke diyorum danışmanlarından birisi Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olduğun hatırlatsa kendine de vatandaşı olduğu Belçika’daki esnaflara yaptığı ziyaretin benzerini ülkemizdeki esnaflara da yapsa, yapabilse.

Başa dön tuşu