K.B.B
Spor

Hedef şampiyonluk mu?

Hedef şampiyonluk mu?Sevgili okurlarım hafta sonunda sizlere bu yazımda bir spor yazısı yazmak istiyorum.

Hedef şampiyonluk mu?/Sevgili okurlarım hafta sonunda sizlere bu yazımda bir spor yazısı yazmak istiyorum. Günlük politik konulardan sıkılmış olduğunuzu düşünerek spor konusunda bir yazı yazmayı düşündüm bugün.

Önce bir fıkra ile başlıyorum spor konusundaki yazıma…

Üniversitelerimizden birindeki bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor. Hocasına sitem ederek “Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?” diyor. Hoca “Evet tabi ki. Yoksa nasıl profesör olabilirdim?” şeklinde cevap veriyor. Öğrenci“İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz”. Hoca “Tamam, sor bakalım”. Öğrenci“Yasal olup da mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup da ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?” Profesör iyice bir düşünüyorama cevap veremiyor. O öğrenciye geçer not vererek onu geçiriyor. Daha sonra profesör geçen yıl mezun olan en iyi öğrencisi olan asistanını çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. Asistan hemen cevap veriyor: “Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu mantıklı ama yasal değil. Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysaki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal”.

Şimdi gelelim spor konusundaki yazıma…

Ülkemizin en büyük ve en köklü takımlarından birisinin başına kulüp başkanı bir teknik direktör getiriyor. Teknik direktör bir spor akademisinden mezun olmuş, hocalık lisansı var ama bitirme sınavından kopya çektiği ve lisansının şaibeli olduğu söylentileri var. Mezun olduktan sonra birkaç üçüncü ve ikinci lig takımlarını çalıştırmış ama gözle görünür bir başarısı yok. Daha sonra kulüp başkanının kendi şirketlerinden birisine iş için müracaat etmiş kabul edilmemiş. Aradan birkaç sene sonra başkanın başka bir şirketine müracaat etmiş kabul edilmemiş. Şimdi kendi şirketinde iş vermeyen kulüp başkanı takımın başına getirmiş bu teknik direktörü. Fıkradaki gibi “bu atama yasal ama mantıklı değil”. Söz konusu teknik direktör takımın başına gelince bütün sporcular itiraz etmiş. Yardımcı antrenörler “Bizim kariyerimiz bu hocadan daha fazla onun emrinde çalışmayız” demişler. Futbolcular ve yardımcı hocalar antrenmana çıkmıyorlar.

Daha sonra maçlar başlamış. Taraftarlar da hocayı istemiyorlar. Kulübü protesto edip maçlara gitmemezlik yapmamış gönülden taraftar olanlar. Maçta tribünleri doldurup sahaya sırtlarını dönüp oturmuşlar. Bunun üzerine ülkenin belli başlı spor yazarları söz konusu teknik direktörle röportaj yapmışlar. Röportajda teknik direktöre “Hocam, başkan sizi görev getirdi ama ne yardımcı antrenörler, ne kulüp görevlileri, ne malzemeciler, ne taraftarlar hiç kimse sizi istemiyor. İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?” diyorlar.

Teknik direktör “Bu takıma teknik direktör olmak çok uzun süreden beri hayalimdi. Bunun için de çok çalıştım. Asla istifa etmeyi düşünmüyorum. Şimdiye kadar birçok noktada birçok tecrübe kazandım. Ben bu tecrübelerimi takımıma olarak aktarma hayaliyle yaşadım çok uzun süredir. Şu anda bu noktaya geldiğim için, bu hayalim gerçekleştiği için çok memnunum. Bu takımı paydaşlarıyla birlikte, futbolcularıyla, teknik ekibiyle, taraftarlarıyla hatta stadın etrafındaki esnaflarıyla birlikte biz çok daha iyi noktalara taşıyacağız. Bu takım evet bugün de çok iyi bir yerdedir ama benim Avrupa şampiyonu yapma hedefim var ve bunu yapabileceğime inanıyorum. O yüzden de asla istifayı düşünmüyorum takımımı Avrupa şampiyonu yapmak için elimden geleni yapacağım” diyor.

Hayal kurmak iyidir. Önce bir şeyi hayal edip sonra o hayaline doğru başarılar kazanmak için çalışmalı ve azimle bu yolda ilerlemelidir. Ama insanlar yapabilecekleri, gerçekleştirebilecekleri hayaller kurarlarsa hem kendileri mutlu olurlar, hem de etraflarındakileri mutlu ederler. Bu teknik direktöre kimse söylememiş galiba “Tek başına hayal kurarak Avrupa Şampiyonu olunmaz” diye. Bir takımı Avrupa Şampiyonu yapmak tam anlamıyla ekip işidir. Kulüp başkanından yönetim kuruluna, kulüp görevlilerinden yardımcı antrenörlerine, alt yapıdaki gencecik sporculardan taraftarlara kadar tüm camiayı başarıya inandırmak ve o inançla hedefe doğru emin adımlarla yol almak gerek.

Ben buradan söz konusu teknik direktöre sesleniyorum “Hocam, senin hayalinmiş Avrupa Şampiyonluğu tamam ama ekibini ikna edememişsin. Ekibin sana ve hayaline güvenmiyorsa Avrupa Şampiyonu asla olamazsın. Türkiye Şampiyonu da olamazsın, üstelik bu ısrarını sürdürürsen küme düşmen bile söz konusu olur.

Sözün özü; Hayal kurmak iyidir, insanlar hayal kurmalı mutlaka. Ama olabilecek hayaller kurmalı. Mesela ben gençlik yıllarımda köşe yazma hayali kuruyordum hayalimi gerçekleştirdim. Mesela, kitap yazma hayalim var, onu da gerçekleştirebilirim. Ama ben hiçbir zaman astronot olmayı hayal etmedim, ya da bu cüssemle dünya ağır sıklet boks şampiyonu olmayı hayal etmedim.

Yapma hocam; futbolculara da, teknik ekibe de, daha da önemlisi müzesi onlarca kupalarla dolu, şanlı tarihinde yüzlerce başarıları olan kulübe çok büyük ve telafi edilmesi mümkün olmayan zararlar verirsin.

Halil KÜÇÜKPARLAK

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Sevgili Küçükparlak;
    Gündemi harika bir ironi ile noktalamışsın ve de çok da güzel, anlaşılabilir, ders verici ve de düşündürücü buldum. Umarım konunun muhatabı önerilerini ciddiye alır. Almazsa ikinci üçüncü lig bile hayal olur.
    Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir