Kültür

Kim anıldı, neden anıldı?

Sevgili okurlarım geçen hafta Çorum ili İskilip ilçesinde bir tören düzenlendi. Kim anıldı, “Neden anıldı” anlatmaya çalışayım.

Kim anıldı, neden anıldı?/Sevgili okurlarım geçen hafta Çorum ili İskilip ilçesinde bir tören düzenlendi. Kim anıldı, “Neden anıldı” anlatmaya çalışayım.

İskilipli Atıf Hoca’nın ölümünün 95’inci yılında kabri başında anıldı.

Gübaba Mezarlığında bulunan 2012 yılında yaptırılan Atıf Hoca Anıt Mezar ve Küllesi’nde düzenlenen programa, Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, İskilip Kaymakamı Muharrem Eligül katılıp dualarla andılar.

Ben biliyordum ama bu yazıyı yazmaya başlamadan tekrar inceleyip bilgilerimi tazeledim sizleri de bu konuda bilgilendireyim. Çok iyi hatırlamayan okurlarım için kısaca “İskilipli Atıf Hoca Kimdir?”

Yurdumuzun “Yedi düvel” tarafından işgal edildiği, bize Anadolu’nun ortasında küçücük bir bölgenin bırakıldığı dönem. Yurdumuzun kurtarıcısı, cumhuriyetimizin kurucusu Aziz Atamız Mustafa Kemal Atatürk İstanbul Boğazı’nda demirli işgalci devletlerin savaş gemilerinin arasından “Geldikleri gibi giderler” diyerek geçerek Samsun’a doğru yola çıkıyor. Milletimizin o yokluk zamanında canlarını ortaya koyarak, fakir ve gariban ama düşmanı yurdumuzdan atmak için her fedakarlığa hazır kahraman halkımızla birlikte düşmanla savaşmaya başlamışlar.

Ama bu arada bazı hainler kendi menfaatleri için yurdumuzu işgal eden düşmanla birlikte olarak halkımızı ve ordumuzu arkadan vurmaya teşebbüs ettiler. Bu çerçevede İskilipli Atıf da fetvalar yayınlayıp Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yurdumuzu kurtarmaya çalışan ordumuza karşı halkı kışkırtmak için fetvalar yayınladı. Birçok fetvası var, bunlardan birinin kısa bir özeti şöyle…

“Mustafa Kemal ve Kuvvayı Milliye maskaraları Yunan askerlerinin önünden kaçıyor. Zavallı saf ve gafil halktan topladıkları askerlere ‘siz burada onlarla savaşın, biz de arkalarını çevirelim’ diyerek sıvışıyorlar. Yazık ki halkımız Talât, Enver, Cemal, Mustafa Kemal gibi beş on eşkıyanın vücudunu ortadan kaldırmak için gereken fedakarlığı yapmıyor. İngilizleri kızdırdınız, üzerimize Yunanlıları musallat ettiler. Şimdi usulca oturup yenilginin sonuçlarına katlanmak yerine Yunanlılarla harbe tutuşuyorlar. Bu eşkıyaları ve asileri en kısa zamanda bertaraf etmek hepimize farzdır.

Harp yıllarında sizleri cephe cephe sürükleyen ve din kardeşlerinizin suçsuz yere ölmelerine sebep olanlar arasında Mustafa Kemal, Ali Fuat, Bekir Sami gibi zalimler de vardı. Siz bu zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?

Elinize aldığınız bu fetva Allah’ın emridir, Padişah fermanıdır. Sizler bu katil canavarları daha fazla yaşatmamakla mükellef ve görevlisiniz. Bunların vücutlarını külliyen ortadan kaldırmak Müslümanlık için farz olmuştur.”

İşte böylesi haince fetvalar yayınlanıyor Atıf efendi. Bilindik anekdotlar vardır. Osmanlı padişahları idam edilecek suçlular için Şeyhülislam’dan fetva alırlarmış. Şeyhülislam da “Katli vaciptir” diye fetva verirmiş. Bu fetvaları veren şeyhülislamlar Atıf efendiden daha masum ve insaflıymış. Onlar gerçek suçlular için “Katli vaciptir” diye fetva verirlermiş ama Atıf efendi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının “Vücutlarının ortadan kaldırılmaları farzdır” diyor. Atıf efendi Teali İslam Cemiyeti adında bir dernek kurarak Milli Mücadele karşıtı “İngiliz Muhipler Cemiyeti” ile birlikte çalışarak halkı Mustafa Kemal Paşa’ya karşı isyana teşvik ediyor. Atıf efendinin fetvaları çoğaltılarak Yunan uçakları tarafından Anadolu köyleri üzerine atılıyor.

Kendisi gibilerin engellemeye çalışmalarına rağmen yurdumuz işgalcilerden kurtarılıp cumhuriyet kurulduktan sonra da Atıf efendi boş durmuyor, Atatürk devrimlerine karşı halkı isyana teşvik etmeye devam ediyor. O zamanın İstiklal Mahkemesi 3 Şubat 1926 tarihinde verdiği kararla “Milli Mücadelede vatana ihanet etmek” suçundan idama mahkum ediliyor.

Ben bu anma törenini internet haberinde okuduğumda önce düşündüm kabir başındaki anma törenine katılanların içinde “hiç vicdan sahibi, hiç vatan sevgisi olan, hiç memleket aşkı olan, hiç insaflı bir insan yok mu?” diye düşündüm. Haydi birileri anma töreni düzenledi, sizi de davet etti. Tamam, anlıyorum, korkmak da insani bir duygudur “Ben gelmem bu törene” demeye cesaret edemediniz, korktunuz, tamam anlarım. Ama vicdanınızın sesini dinleyip “Gelecektim ama kulağım ağrıyor” veya “Gelecektim ama ayak parmağımda nasır var” falan gibi mazeretler bulup gitmemeyi de akıl edemediniz mi?

kendi kendime isyan ettim. Daha önceki yıllarda böylesi haberleri okuyunca isyan ederken şimdi burada yazamayacağım sözlerle kendi kendime söylenir öfkemi yatıştırmaya çalışırdım. Ama artık yaş kemale erdi galiba bu haberi okuduğumda ellerimi açıp yüce yaratana müracaat ederek “Allahım! Beni neden bu tip insanlarla aynı zaman diliminde yarattın? Ya rabbim bir daha böylesi olaylara şahit olmayı bana nasip etme” diye yalvardım.

Halil Küçükparlak

 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Sevgili Halil kardeşim,
    Vatan haini İskilipli Atıf Hocayı tenkit ederken, “Atıf efendi” tabirlerini kızarak yazdığını biliyorum.
    Böyle yobaz hainlere “efendi” kelimesini hiç yakıştıramam.
    Vatan haini Atıf Hocayı anmaya giden vali,kaymakam,belediye başkanı ve milletvekilini oraya hangi eller gönderiyor.
    Bu aymazlığı muhalefet liderleri eleştiriyor.
    Lâkin devletin yetkili kurumları ses çıkarmıyor ona artık alıştık. Ama milliyetçiliği yere göğe sığdıramayan Devlet Bahçeliden, ulusalcı geçinen Doğu Perinçekten hiç uyarı mesajları alındı mı ben duymadım.
    Bunlar elbirliği ile şeriat düzeni getirmek istiyorlar ama başaramıyacaklar.
    Selam ve sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün