Kocaeli Aydınlar Ocağı Üyeleri “Sinan” Oyunuyla Hem Geçmişi Hem Yaraları Yad Etti.
Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, Mimar Sinan’ın hayatını ve mimari dehasını konu alan "Sinan" isimli tiyatro oyununda bir araya geldi.
Kocaeli Aydınlar Ocağı Üyeleri “Sinan” Oyunuyla Hem Geçmişi Hem Yaraları Yad Etti.
Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, Mimar Sinan’ın hayatını ve mimari dehasını konu alan “Sinan” isimli tiyatro oyununda bir araya geldi. Oyun, tarihi bir biyografi olmanın ötesine geçerek; Süleymaniye Camii’nin inşaatındaki titizliği, Hatay depreminde yaşanan kayıplar ve günümüzdeki teknik ihmallerle bağdaştırarak izleyicilere sarsıcı mesajlar verdi.
Asırları Aşan Mesaj: “Deprem Değil, İhmal Öldürür”
Sahnede Mimar Sinan’ın yüzyıllara meydan okuyan Süleymaniye Camii’nin inşa süreci anlatılırken, Hatay depremine yapılan vurgu salonda duygusal anlar yaşattı. Sinan’ın “temeli sağlam tutma” ve “yer seçimi” felsefesi ile günümüzdeki hatalı yapılaşma pratikleri arasındaki fark, teknik ve mesleki ihmallerin insan hayatı üzerindeki ağır sonuçları olarak izleyiciye aktarıldı.
Sinan’ın Mirası Sadece Taş Değil, İş Etiğidir
Oyun sonrası değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, oyunun verdiği mesajların altını çizdi:
Bugün Sinan’ın dehasına hayran kalırken, aynı zamanda Hatay’da yitirdiğimiz canların acısını bir kez daha yüreğimizde hissettik. Oyun bize çok net bir gerçeği hatırlattı: Sinan’ın eserlerini ölümsüz kılan sadece taş ve Horasan harcı değil; işindeki yüksek ahlak, mühendislik dürüstlüğü ve sınırsız sorumluluk bilinciydi. Denetimdeki ve uygulamadaki eksikliklerin bedelini ne yazık ki en ağır şekilde ödedik. Bu oyun, her meslek grubu için bir özdenetim çağrısı niteliğindeydi.
Sanat Aracılığıyla Toplumsal Farkındalık
Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, oyunun sadece bir biyografi değil, aynı zamanda mesleki bir vicdan muhasebesi olduğunu belirttiler. Etkinlik, her alanda “Sinan gibi dürüst, Sinan gibi sağlam” bir iş disiplini sergileme temennileriyle sona erdi.
Fotoğraftakiler: Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı Prof.Dr. Tahir Serkan Irmak, Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Ayşe Günsel, Dr. Ayşe Gülden Sönmez, Sayın Tenzile Görgün, önceki Dönem KAO Av. Başkanı Ruhittin Sönmez, Dr. H. İbrahim Kahraman, S.M.Müşavir Ahsen Okyar, Eğitimci Yazar Dr. Süleyman Pekin, KAO Üyeleri; Dr. Tekin Yeken, Recep Sarısakal, Dr. Öğr. Üyesi Hülya Çevirme, Yönetici Mustafa Görgün, Yönetici Hikmet Baltacı ve katılımcıların eşleri Hanımefendiler
Kocaeli’nin düşünce ve kültür hayatında önemli bir yer tutan Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, Mimar Sinan’ın hayatını ve eşsiz dehasını konu alan “Sinan” isimli tiyatro oyununda anlamlı bir buluşma gerçekleştirdi. Tarih, sanat ve toplumsal hafızanın iç içe geçtiği bu özel gösterim, sadece bir biyografi izletmekle kalmadı; asırları aşan bir mühendislik ahlakını günümüzün acı gerçekleriyle, özellikle de Hatay depremiyle harmanlayarak izleyicilere sarsıcı bir “vicdan muhasebesi” sundu.
Süleymaniye’nin Temellerinden Hatay’ın Enkazına
Sahnede, Koca Sinan’ın “Kalfalık eserim” dediği ve yüzyıllardır tek bir çatlağı bile olmayan Süleymaniye Camii’nin inşaat süreci ilmek ilmek işlendi. Ancak oyunun asıl çarpıcı noktası, Sinan’ın zemin seçimindeki titizliği ve temel mühendisliğine verdiği önemi, 6 Şubat Hatay depreminde yaşanan büyük yıkımla kıyaslaması oldu. Sinan’ın eserlerini ölümsüz kılan “yer seçimi” ve “zemin iyileştirme” felsefesinin, günümüzün hatalı yapılaşma pratikleriyle zıtlığı, salonda derin bir sessizlik ve duygusal anlar yarattı.
“Deprem Değil, İhmal Öldürür”
Oyun boyunca verilen mesajlar, sadece teknik bir bilginin ötesine geçerek insani bir sorumluluk çağrısına dönüştü. Mimar Sinan’ın bir esere başlamadan önce zemin otursun diye yıllarca beklemesi ile günümüzdeki hız odaklı, denetimden uzak ve rant temelli inşaat anlayışı arasındaki uçurum, “Deprem değil, ihmal öldürür” gerçeğini bir kez daha yüreklere kazıdı. İzleyiciler, Hatay’da yitirilen canların acısını Sinan’ın taşlara fısıldadığı dürüstlük öğretisiyle yeniden yad etti.
Aydınlar Ocağı’ndan Mesleki Ahlak Vurgusu
Gösterim sonrası bir araya gelen Kocaeli Aydınlar Ocağı üyeleri, oyunun sanatsal başarısından ziyade toplumsal derslerine dikkat çekti. Yapılan değerlendirmelerde ortak görüş şu şekilde şekillendi:
“Bugün burada Sinan’ın sadece taşla imtihanını değil, insanın işine duyduğu saygı ve ahlakla imtihanını izledik. Sinan’ı Sinan yapan, sadece matematik bilgisi değil; her taşı bir ibadet titizliğiyle yerine koymasıdır. Hatay’da yaşadığımız acılar, teknik ve mesleki ihmallerin bir sonucudur. Bu oyun, mühendisten mimara, denetçiden yöneticiye kadar herkes için bir özdenetim çağrısıdır. Sinan’ın mirası sadece camiler, köprüler değil; işindeki lekesiz dürüstlük ve sınırsız sorumluluk bilincidir.”
Katılımcılar ve Şeref Konukları
Tiyatro etkinliğine Kocaeli Aydınlar Ocağı’nın seçkin isimleri ve eşleri katılım sağladı. Bu anlamlı gecede yer alan isimler arasında: Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Tahir Serkan Irmak, Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşe Günsel, Dr. Ayşe Gülden Sönmez, Tenzile Görgün, Önceki Dönem KAO Başkanı Av. Ruhittin Sönmez, Dr. H. İbrahim Kahraman, S.M.M. Ahsen Okyar, Eğitimci Yazar Dr. Süleyman Pekin, KAO Üyeleri; Dr. Tekin Yeken, Recep Sarısakal, Dr. Öğr. Üyesi Hülya Çevirme, yöneticiler Mustafa Görgün, Hikmet Baltacı ve katılımcıların kıymetli eşleri hazır bulundu.
Etkinlik, toplumsal direncin sadece betonla değil, dürüstlük ve liyakatle örülen bir “Sinan bilinci” ile sağlanabileceği temennileriyle son buldu.




