Kubi’yi tanır mısınız Kubi’yi?
Kubi’yi tanır mısınız Kubi’yi?
Eski kuşak bizler tanırız ama yeni kuşaklar tanımaz Kubi’yi.
Bilmeyenler için kısaca özetleyeyim Kubi’yi.
Adı Kubilay Uygun…
1955 yılında Ankara’da doğmuş, 2016 yılında İstanbul’da ölmüş. Lise mezunu.
20. dönemde 1994 ile 1999 yılları arasında Afyonkarahisar’dan DSP milletvekilli seçilmiş.
Aynı dönem içinde önce Anavatan Partisi ANAP’a…
Daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi MHP’ye…
Daha sonra Doğru Yol Partisi DYP’ye…
Daha sonra Demokratik Toplum Partisi DTP’ye…
Daha sonra tekrar DSP’ye geçmiş.
Kafanız karıştı değil mi?
Özetleyeyim kısaca ilk olarak sol görüşlü Bülent Ecevit’in partisinden seçildikten sonra “dört eğilimi birleştiriyorum” diyen Turgut Özal’ın partisine geçmiş. Oradan Devlet Bahçeli’nin MHP’sine geçmiş ama orada da duramamış, sağ görüşlü Süleyman Demirel’in DYP’sine geçmiş. Ama yetmemiş ki şimdiki DEM partinin eski adı olan Demokratik Toplum Partisinde soluğu almış. Orada da aradığını bulamayınca dönüp dolaşıp ilk seçildiği parti olan DSP’ye dönmüş.
Anlaşılır olsun diye özetlemeye çalıştım ama yine de anlaşılması zor bir macera galiba.
Özetin de özeti ise kısaca…
İki yıl içinde tam 6 parti değiştirmiş, yani parlamentodaki tüm partilere girip çıkmış.
Kendisine “Fırıldak Kubi” lakabı takılmış, 2021 yılında çekilen belgesele konu olarak Türk siyasi tarihine geçmiş.
Hakkında 20’ye yakın dava açılmış.
O dönemlerde ne derece doğrudur bilmiyorum ama bu partiler arası yaptığı transferlerden menfaat temin ettiği ve kendisine servet yaptığı iddiaları vardı.
23 Temmuz 2016 tarihinde İstanbul Kemerburgaz’da bir otelde intihar etmiş. Ertesi gün Afyonkarahisar Gedik Ahmet Paşa Camii’nde kılınan namaz sonrası toprağa verilmiş. İntihar etmeden önce bıraktığı notta “İntihar ettiğim silahı satın otelin parasını ödeyin” yazmış.
Dikkat ederseniz partiler arası “transfer” çünkü o dönemin yazılı basınında bu parti değiştirmelerine transfer denmişti.
Transfer kelimesini daha çok spor sayfalarında görürüz. Kelime anlamı “Bir sporcunun belli bir miktar para karşılığı bir kulüpten başka bir kulübe geçmesi” olarak açıklanıyor. Yani transferin para veya herhangi bir menfaat karşılığı yapıldığı biliniyor.
O dönemlerde yaptığı bu transferlerle servet elde ettiği iddia edilen bu insan daha sonra bir otel odasında intihar ediyor ve mektupta silahın satılarak otel ücretinin ödenmesini yazmış. Yani cebinde otel ücretini ödeyecek parası bile yokmuş.
“Eee, şimdi seneler önceki olayı neden yazdın, şu anda ne alakası var?” diye düşünüyorsanız haklısınız.
Ama son zamanlarda gerek milletvekilleri gerekse belediye başkanları arasında sık sık parti değiştirmeleri haberlerine rastlayınca birden aklıma geliverdi bu olay.
Siyasetçilere demem o ki, halkın yani sizlere oy vererek seçen kişilerin tercihlerini hiçe sayarak bir partiden başka partiye geçmek hem siyasi etik olarak uygun değil hem de işte gördüğünüz gibi kimseye yaramıyor. Kısacası halk sizi hangi partiden seçtiyse dönem sonuna kadar o partide kalmalısınız, dönem bitince isterseniz başka partiye geçin o sizin bileceğiniz iştir.