K.B.B
Siyaset

“Sinciang Üzerine ÇKP’nin Tecrübeleri” Konferansı’nda

Çin Komünist Partisi’nin etnik grupları birleştiren tecrübelerini değerlendirmek için biraraya gelmemizi, özellikle bugünkü dünya koşullarında çok önemli buluyoruz.

 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek

“Sinciang Üzerine ÇKP’nin Tecrübeleri” Konferansı’nda Konuşma

 

Çin Komünist Partisi’nin Sayın Yöneticileri,

Kardeş Partilerin Değerli Önderleri,

 

Sizleri Türkiye’den Vatan Partisi adına saygıyla selamlıyorum.

 

Çin Komünist Partisi’nin etnik grupları birleştiren tecrübelerini değerlendirmek için biraraya gelmemizi, özellikle bugünkü dünya koşullarında çok önemli buluyoruz. Çünkü ABD emperyalizminin gelişen dünya ülkelerini etnik ve dinsel ayrılıkçılığı kullanarak bölme ve istikrarsızlığa sürükleme girişimlerini etkisiz kılmak durumundayız. Biz Türkiye olarak bu tertiplere karşı mücadele ettiğimiz için Çin Halk Cumhuriyeti’ni çok iyi anlıyoruz ve aynı mevzideyiz.

 

Çin Halk Cumhuriyeti, etnik, dinsel ve mezhepsel toplulukları eşitlik, kardeşlik ve refah için birleştirmede ve seferber etmede kazandığı başarılarla bir model oluşturmuştur. Bunu 1975 yılından bu yana Çin’in çeşitli milliyetlerinin yaşadığı bölgelerdeki incelemelerime dayanarak vurguluyorum. Çin’e 15 kez ziyarette bulundum ve özellikle Sinciang Özerk Bölgesindeki gelişmelerin bütün insanlık için büyük değer taşıdığını gördüm.

 

Çin’in Mao Zedung önderliğindeki Millî Demokratik Devrim sürecinde ve bugün XiJinping önderliğinde sosyalizmi inşada gösterdiği kararlılık, milliyetleri birleştiriyor, özgürlüğe ve refaha ilerletiyor.

 

Çin Halk Cumhuriyeti, devlet bütçesinden ayırdığı özel kaynaklarla ve kamu yatırımları sayesinde bölgeler arasında dengeleri sağlayan büyük gelişmeler başarmıştır.  Milliyetlerin zengin gelenekleri korunarak kültürel gelişmeleri yönünde önemli kazanımlar elde edilmiştir. Çin Hükümeti, herkesin inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence altına almak yanında, devleti ve toplumu dünyevi ve laik esaslara göre yöneterek çağdaş bir Sinciang inşa etmiştir.

 

Sinciang’da soykırım yapıldığı iddiası, ABD’nin emperyalist siyasetinin uydurduğu bir yalandır.  Orada yaşayan Uygur, Kazak, Kırgız, Tatar ve diğer azınlık milliyetlerin nüfusu sürekli artmaktadır. Çin’in ekonomik alanda en hızlı gelişen bölgelerinin başında Sinciang geliyor. ABD’nin Çin’in içişlerine karışmasını şiddetle kınıyoruz.

 

Çin ve Türkiye olarak iki yüzyıldır emperyalizme karşı savaşıyoruz. Bu savaş, aynı zamanda etnik, dinsel ve mezhepsel toplulukları bir millet halinde kaynaştırma ve birleştirme savaşıdır. Bu savaş, halkı laiklik temelinde özgürleştirme ve aydınlatma savaşıdır.

 

Tecrübeler göstermiştir ki, etnik ayrılıkçılık kaçınılmaz olarak emperyalizme hizmet etmiş ve bağımlılıktan, gerilikten ve kölelikten başka bir şey getirmemiştir. Emperyalizmin “milletlerin kaderlerini tayin hakkı”nı kendi yayılmacı amaçları için kullanması, yakın tarihin gerçeğidir. Bugün ABD sözde “Türkistan İslami Partisi”ni Türkiye ile Çin arasına fitne sokmak içinkullanmaktadır.

 

Değerli Arkadaşlar,

Bugün açıkça saptamak gerekir ki, ABD emperyalizmi Suriye ve Irak’ın kuzeyinde silahlı zorbalıkla denetim altına aldığı alanlarda, terör örgütlerini besleme ve eğitme üsleri oluşturdu. Bu nedenle Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünün sağlanması, teröre karşı mücadelenin kritik görevidir.

 

Asya haritasına lütfen bir göz atalım, terör örgütlerinin faaliyetleri Çin ile Batı Asya’yı ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Kuşak ve Yol üzerinde yoğunlaştırılmaktadır. “Türkistan İslami Partisi’, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi bölücü ve yobaz terör örgütleri, ABD tarafından örgütlenmekte ve ülkelerimize karşı yönlendirilmektedir. Bu küresel tehdit, Türkiye’yi, Çin’i, Suriye’yi, Irak’ı, İran’ı, Rusya’yı, Orta Asya ülkelerini, Pakistan’ı, Afganistan’ı, hepimizi, bütün insanlığı hedef almaktadır.

 

O nedenle ayrılıkçı ve yobaz teröre karşı mücadele hepimizin mücadelesidir ve Çin’in etnik toplulukları birleştirmek için eşitlik, kardeşlik ve refah yolunda kazandığı başarılar, hepimizin başarılarıdır.

Türkiye’nin birliği ve güvenliği Çin’den başlar.

Çin’in birliği ve güvenliği, Türkiye’den başlar.

Yedi İklimden bu toplantıya katılan değerli önderler,

Batı çağının sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Yeni bir dünya kuruluyor. Asya’dan hepimizin emeğiyle yeni bir uygarlık yükseliyor.

Devletlerin bağımsızlığı, insancıllık, kamuculuk, paylaşarak gelişmek, Aydınlanma ve kardeşlik, Çağdaş Uygarlığın değerleridir. Bu uluslararası bayrak altında toplanan sizleri saygıyla selamlıyorum.

Paylaştığımız büyük özlemler ve birbirimize duyduğumuz güven, büyük kuvvet kaynağımızdır.

Türkiye’ye güvenin, sizlere güveniyoruz.

 

VATAN PARTİSİ

Sinciang Üzerine ÇKP’nin Tecrübeleri Konferansı’nda ortak açıklama yapıldı

 

Çin Komünist Partisi, 22 Şubat 2021 Pazartesi günü “Sinciang üzerine ÇKP’in tecrübeleri” konulu uluslararası konferans düzenledi. Video konferansa 80 ülkeden 200 Parti ve 300’ün üzerinde temsilci katıldı. Konferansa Türkiye’den Vatan Partisi, AK Parti ve CHP davet edildi.

Türkiye’den Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek konuşma yaptı.

Konferans sonrası yapılan ortak açıklamada, tüm ülkelerdeki siyasi partilerin ortak amacının insanlığın ezici çoğunluğunun daha iyi bir yaşam sürmesi için çalışmak olduğu vurgulandı. Yapılan açıklamada “Tüm ülkelerin siyasi partileri, halkın refahının iyileştirilmesini görev olarak edinmeli ve halkın tatmin, mutluluk ve güvenlik duygusunu yükseltmek için çabalamalıdır” denildi. Çin hükümetinin, azınlıktaki etnik grupların ve bu grupların yoğun olduğu bölgelerin ekonomik ve sosyal gelişimini teşvik ettiği ve tüm etnik gruplara mensup insanların dini inanç özgürlüğünü, kendi sözlü ve yazılı dillerini kullanma haklarını koruduğu belirtildi. Konferansa katılanlar “bu haklara saygı duyduğu için Çin yönetimini takdir ediyoruz” açıklamasını yaptılar.

Konferans sonrası yapılan ortak açıklama metnini ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in konuşma metnini olduğu gibi gönderiyoruz.

 

SINCİANG ÜZERİNE “ÇİN KOMUNİST PARTİSİ’NİN TECRÜBELERİ” TOPLANTISI

ORTAK AÇIKLAMA

  1. 22 Şubat 2021 tarihinde, dünyanın dört bir yanından siyasi partileri ve örgütleri temsil eden delegeler olarak, ÇKP Merkez Komitesi Uluslararası İlişkiler Bakanlığı ve ÇKP Sinciang Uygur Özerk Bölge Komitesi’nin ev sahipliğinde Sinciang hakkında “ÇKP Tecrübeleri” konulu ortak açıklamaya katıldık. Siyasi partilerin “Herkes için Daha İyi Bir Yaşam” temasına odaklanarak, insanların daha iyi bir yaşama dair umutlarını gerçeğe dönüştürmek için ne yapmaları gerektiği konusunda kapsamlı ve derinlikli diyaloglar oluşturuldu.
  2. Bizler, tüm ülkelerdeki siyasi partilerin ortak amacının ve sorumluluğunun, insanlığın ezici çoğunluğunun daha iyi bir yaşam sürmesi için çalışmak olduğu görüşündeyiz. Tüm ülkelerin siyasi partileri, halkın refahının iyileştirilmesini görev olarak edinmeli ve halkın tatmin, mutluluk ve güvenlik duygusunu yükseltmek için çabalamalıdır.
  3. KOVID-19’un 200’den fazla ülke ve bölgeyi vurduğunu, dünya çapında 7 milyardan fazla insanı etkilediğini ve 2 milyondan fazla can aldığını saptıyoruz. Tüm ülkeleri, tıbbi uzmanlığı ve kritik malzemeleri en çok ihtiyaç duyulan yerlere dağıtmak suretiyle var gücümüzle hayatlar kurtarmaya, insanların hayatlarını, güvenliğini ve sağlığını her şeyin üzerinde tutmaya devam etmeye ve de salgının mümkün olan en erken bir tarihte kontrol altına alınması için salgına karşı küresel ortaklığı daha fazla teşvik etmeye çağırıyoruz.  Böylece herkes için küresel bir sağlık topluluğu oluşturma hayali ufukta belirecektir.
  4. KOVID-19’un küresel olarak 200 milyondan fazla insanı aşırı yoksulluğa sürüklediğini ve çoğu ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınması üzerinde ciddi olumsuz etki yarattığını ve Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Programı’nın umutlarına karanlık bir gölge düşürdüğünü büyük bir endişeyle belirttik. Tüm ülkeleri, makroekonomik politikalar üzerindeki koordinasyonu güçlendirmeye devam etmeye, küresel finans piyasasının yanı sıra sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumada kararlı kalmaya, borçları azaltarak ticaret akışını hızlandırmaya ve böylece dünya ekonomisinin en kısa zamanda toparlanıp büyüyebilmesi ve bu yolla küresel yoksulluğun azaltılması çabalarının mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde eski rayına girmesine yardımcı olmaya yönelik tedbirler almaya çağırıyoruz.
  5. Geçim hakkı ve kalkınma hakkının temel ve esas olduğu insan haklarının korunması ve geliştirilmesi fikrine katılıyoruz. Yoksulluk, insan haklarının hayata geçirilmesinin önündeki başlıca engeldir. İnsanların çıkarları en üstün konuma yerleştirilmeli ve kalkınmanın meyveleri tüm nüfusa daha eşit bir şekilde ulaştırılmalıdır.
  6. Biz, insan haklarını ilerletmek ve korumak için “herkese uyan tek model” olmadığına inanıyoruz. İnsan haklarını geliştirme yolundaki çeşitliliğe saygı gösterilmeli ve insan haklarını siyasallaştırma, çifte standart uygulama veya diğer ülkelerin içişlerine müdahale etme girişimlerine karşı çıkılmalıdır. İnsan hakları konusunda daha eşitlikçi, daha adil ve daha kapsayıcı bir uluslararası yönetişim mimarisinin kurulmasını teşvik etmek amacıyla tüm tarafların uyumlu çaba göstermeleri için çağrıda bulunuyoruz.
  7. Bu konulu toplantı, insanların geçim kaynaklarının iyileşmeye devam ettiği ve ekonominin sürekli olarak geliştiği, sosyal istikrarın yanı sıra eşitlik ve birliğin hakim olduğu Sinciang’daki gerçek durum da dahil olmak üzere, azınlık/etnik grupların ve bu grupların yoğun olarak bulunduğu bölgelerin gelişimine ilişkin Çin’in politikaları hakkında kapsamlı ve derinlemesine bir anlayış edinmemizi sağladı. Çin hükümetinin, azınlıktaki etnik grupların ve bu grupların yoğun nüfusa sahip bölgelerin ekonomik ve sosyal gelişimini teşvik ettiği ve tüm etnik gruplara mensup insanların dini inanç özgürlüğü, kendi sözlü ve yazılı dillerini kullanma haklarını koruyup, bu haklarına saygı duydukları için takdir ediyoruz. Belirli ülkelerden bir avuç insanın uluslararası algıyı yanıltarak, çarpıtılmış ve uydurma kanıtlarla  sözde Çin’in Sinciang’da “etnik temizlik yaptığı” söylentilerini yaymalarını tiksindirici buluyor ve bu tarz davranışlara karşı duruyoruz.
  8. ÇKP’nin kuruluşunun yüzüncü yılı yaklaşırken, ÇKP’ye ve Çin halkına en iyi dileklerimizi iletiyoruz. ÇKP’yi, kuruluş amacına olan bağlılığından, halk için mutluluk getirme ve ulusu canlandırma görevini temel almasından; hızlı ekonomik kalkınma mucizesini yaratmasıyla birlikte mucizevi bir şekilde uzun vadeli istikrarı sağlayan liderliğinden ve de son dönemdeki hem KOVID müdahalesinde hem de ekonomik ve sosyal kalkınmadaki başarılarından dolayı alkışlıyoruz. Çin’in virüse karşı uluslararası alandaki mücadeleye sunduğu önemli yardımı, özellikle de aşıları “küresel bir kamu malı” haline getirme taahhüdünü takdirle karşılıyoruz. ÇKP ile yönetim tecrübesi konusunda karşılıklı fikir alışverişini ve birbirinden öğrenmeyi güçlendirmek ve insanlık için ortak kader topluluğu oluşturmaya yönelik, ülkeler arasında karşılıklı yarara dayanan işbirliğinin derinleşmesini  geliştirmeye istekli olduğumuzu beyan ediyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir