Genel

Siz hâlâ anladınız mı?

Sevgili okurlarım, hemen hemen her gün düzenli olarak yayınlanan bütün gazetelerin manşetlerine internet üzerinden göz atarım

Siz hâlâ anladınız mı?

Sevgili okurlarım, hemen hemen her gün düzenli olarak yayınlanan bütün gazetelerin manşetlerine internet üzerinden göz atarım. Manşetlerden, başlıklardan ilgimi çeken konuların detaylarını da okurum.

Daha sonra da ülkemizde yayınlanan gazetelerin köşe yazılarının başlıklarına bakarım. İstisnasız gerek muhalif olsun, gerek yandaş olsun gazetelerdeki bütün köşe yazarlarının başlıklarını mutlaka okuyorum. Bu başlıklarda ilgimi çekenleri de açarak okuyorum.

Bugün yine internet üzerinden gazetelerin köşe yazılarını taradım. Muhalif yazılar yazan birçok yazarı okuduktan sonra yandaş tabir edilen yazarların köşelerinin başlıklarını okudum. Yeni Şafak gazetesinin köşe yazarı Hasan Öztürk’ün köşesinin başlığı dikkatimi çekti. Aynen şöyleydi: “Gezi bir dış müdahaleydi o müdahale hala devam ediyor sen hâlâ anlamadın mı?”

Tabii iç müdahale mi dış müdahale mi o konu hakkında bile sayfalarca yazılar yazılabilir ama benim en çok dikkatimi çeken “hâlâ devam ediyor” ibaresiydi.

Hasan Öztürk köşesinde özet olarak şunları dile getirmiş:

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabındaki videoya bakacak olursanız Gezi, çok masum bir “hak arama” eylemi. Ama başka bir pencereden baktığınızda, yağmanın, şiddetin, işgalin, terörün envaiçeşidinin bulunduğu bir kalkışma.

Gezi kalkışmasının yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Valide Sultan Camii’ni işgal edenlerle ilgili olarak şu cümleleri kurduğu, “Düşünün Dolmabahçe Valide Sultan Camii’nin içinde bu eşkıyalar, bu teröristler bira şişeleriyle, bira kutularıyla adeta caminin içini pislemişti.”

Öpüştüler, içki içtiler, paravanları devirdiler, mihraba sızdılar.

Bunları yazdıktan sonra camiye sığınan gençler arasında kızlarla erkeklerin birbirleriyle öpüştüklerini anlatarak öpüşen kızların boyunlarında haç şeklinde kolyeleri falan olduğunu ayrıntılarıyla anlatıyor.

Sevgili okurlarım olayın meydana geldiği tarih olan 2013 yılından beri aradan tam 9 yıl geçti bunlar hâlâ bıkmadan usanmadan aynı şeyleri söyleyip duruyorlar.

Bizim mahalledeki cami dahil ülkemizdeki bütün camilerde kamera sistemi mevcut. Tabii ki Valide Sultan Camii’nde de kamera sistemi bulunduğu hepimizce biliniyor. Ayrıca konum olarak o caminin etrafında birçok mobese kamerası da vardır mutlaka.

Ama nedense senelerden beri içki içildiği iddia edilen camiden video yayınlanamadı içki içildiği hakkında. Sadece iki kare fotoğraf yayınlandı camiden. Birisi caminin pencere pervazında, birisi de ayakkabı çıkarılan mahalde buruşturulmuş bir bira kutusu fotoğrafı. O fotoğrafları da Zaman gazetesi ile birlikte Fetö’nün yan kuruluşu olan Cihan Haber Ajansı tarafından çekilmişti. Sonradan incelenince anlaşıldı ki penceredeki ve ayakkabılıktaki bira kutusu aynı fotoğraftı. Yani bira kutusunu bir ayakkabılığa, bir de pencere kenarına koyarak fotoğraf çekilip basına servis edildiği anlaşıldı.

Daha sonra caminin imamına soruldu “Ben din adamıyım yalan söyleyemem. Camide içki içildiğini görmedim, içilmedi” dedi. Bunları söyledikten sonra adamcağız ücra bir yerlere sürüldü. Sağlık problemleri olduğu, gönderildiği şehrin uzak semtinde tedavisinde zorlandığı haberleri sızdı medyaya.

Sözün özü aradan dokuz sene geçmesine rağmen aynı yalanı söylemeye devam ediyorlar. Ben bu Hasan Öztürk’e cami imamının sözünü hatırlatarak  “Yalan söylemek dinimizde büyük günahlardandır. Yalan söylemeyin” diyorum.

“Camide içki içildi” sözü aynen “deri pantolonlu adamlar türbanlı bacımızın üzerine işediler” sözü gibi tam bir yalandır. İki olay hakkında da herhangi bir kamera kaydı bulunup yayınlanamadı.

Şimdi bir de “Camilerimizi yaktılar” sözü çıktı ki bu da yukarıdaki örnekler gibidir. Yani doğru değildir. Doğru olduğunu iddia eden varsa soruyorum. Hangi cami yakıldı? Yakılan caminin adını versinler, yanarken fotoğrafını veya videosunu yayınlasınlar.

Bu tür yazıları yazanlarda biraz utanma olması gerek. Gerçek olmayan söylentilerle milletimizi kışkırtmayı bıraksınlar.

***

Bir diğer konuya kısaca değinmek istiyorum yazımın sonunda. Geçen hafta ilçemiz Gölcük’te bir tören düzenlendi. Kuran kursunu bitiren çocuklar için düzenlenen törende yurdumuzun kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden, lanet okuyan Mustafa Demirkan’ın davet edildiğini medyadan gördüm. Başka davet edecek kimseyi bulamadıkları için Kocaeli İl Müftülüğünü ve Gölcük İlçe Müftülüğünü esefle kınıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.