Genel

Yurdum insanından ilginç sorular 

Öztürk hocaya sormaya kalktı birisi. Uzayda nasıl abdest alınır nasıl namaz kılınır gibi soruyu sorana rahmetli hoca “Sen uzaya çıkacağın zaman sor bana o zaman söylerim”

Yurdum insanından ilginç sorular

Sevgili okurlarım bugün sizlere “Yurdum insanının ilginç sorularını” anlatacağım. Malum mübarek Ramazan ayındayız. Bitmek üzere ramazan bayrama da bir hafta gibi kısa bir zaman kaldı. Hepinizin bildiği gibi bütün televizyon kanallarının kadrolu birer din otoriteleri, hocaları vardır. Her ramazan günü iftar zamanına yakın ekranlarımızda arzı endam ederek dini konularda konuşmalar yapıyorlar. Daha sonra da izleyicilerden gelen soruları cevaplandırıyor çoğu İlahiyat Fakültesi akademisyeni olan isimlerinden önce Prof. Dr. Unvanları bulunan hocalar. Yurdum insanından ilginç sorular

Ramazan ayındaki bu sorular genelde tabii ki oruç ile ilgili oluyor. Aslında oruç ibadetinin çok fazla karışık bir anlaşılmayan bir yanı yoktur. Bilindiği gibi “gece sahur vaktinden akşam iftar zamanına kadar bir şey yiyip içmeyeceksin ve bazı arzularından kendini sakınacaksın” bu kadar basit bir ibadet oruç.

Ama yurdum insanı ben beni bildiğimden beri senelerdir televizyon kanalına bağlanıp hep aynı soruları sorar. Geçmiş yıllardan aklımda kalanlar…

Mesela “Hocam oruçluyken denize girersem orucum bozulur mu?” diye soranları duyunca ekranlarda ben kendi kendime söylenerek “Bazı keyiflerinden mahrum kalmayı öğreneceksin oruçluyken denize girmeyeceksin” diye kendimce cevap veririm onlar duymasa da. Yurdum insanından ilginç sorular 

Mesela canlı yayına bağlanan “Hocam oruçluyken sakız çiğnenir mi?” diye sorulunca tepem atar “Sakız çiğnemen şart mı? Neden oruçluyken sakız çiğneyeceksin?” diye homurdanırdım hep.

Ama bu sene yurdum insanları artık kendilerini de aşmışlar kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek sorular sormaya başlamışlar. Aşağıda bunlardan bir demet sunayım dinlemeyenler için.

Önceki yıllarda biliyorlardı çünkü hiç sorana rastlamamıştım ama bu sene “Oruçluyken sigara içilir mi?” diye soran olmuş.

“Paris’te yaşıyorum, İstanbul saatine göre orucumu açabilir miyim?”

Sanki cinsiyet değiştirmeye niyetlenmiş gibi nereden aklına geliyorsa “Cinsiyet değiştiren kişi öldüğünde kadın hoca mı yıkar, erkek hoca mı?” diye soruyor vatandaş.

Mesela birisi “Banyoda çıplak olarak yıkanılır mı?” diye soruyor. Hoca hayır dese takım elbiseyle girecek belki de duşun altına.

“Ayrıldığım eşimden çocuk sahibi olmak istiyorum, dinen caiz midir?” sorusunu sorana ne demeli bilemedim ben, tabii hoca da bilemedi. “Madem ondan çocuk yapacaktın neden ayrıldın eşinden?” de diyemedi.

Böylesi akla hayale gelmeyen sorular nasıl aklına geliyorsa vatandaşımız soruyor televizyon kanalına canlı bağlanarak. Ama bu sene geçen senelerde görülmeyen duyulmayan bir konu daha vatandaşlarımızın soruları arasına girmiş. Geçenlerde “Uzaya gideceğiz, aya gideceğiz” diye açıklamalar yapılmıştı ya. Vatandaşımız hemen merak etmiş bu konuyu ve kanallardaki hocalara patlatmışlar sorularını…

“Mars’taki su ile abdest alınır mı?” diye merak etmişler.

“Uzaydaki astronotlar nasıl abdest alabilir?” diye sormuş olur ya orada su bulamayacağını düşünerek.

“Başka bir gezegene gidersek kıbleyi nasıl bulacağız?” demiş abdestini halleden yurdum insanı.

“Uzaylılar Müslüman mıdır?” diye çok kafalarına takılmış.

“Uzayda oruç nasıl açılır?” demişler, illaki ramazan ayında uzaya gitmek istiyorlar galiba.

Böylesi ekstrem soruları seneler önce rahmetli Yaşar Nuri Öztürk hocaya sormaya kalktı birisi. Uzayda nasıl abdest alınır nasıl namaz kılınır gibi soruyu sorana rahmetli hoca “Sen uzaya çıkacağın zaman sor bana o zaman söylerim” gibi bir cevap verip olayı bitirmişti. Daha sonra ona böylesi sorular sorulmamıştı. Yaşar Nuri Öztürk hoca vefat ettikten sonra ben artık kanallara çıkan hocaları dinlemiyorum çünkü sorulan abuk sabuk soruları bile cevaplamaya çalışıyorlar.

Ben bilmem, kimsenin günahını da almak istemem ama amiyane tabiri “eşek yüküyle para aldığı” söyleniyor hocaların. Aldıkları parayı hak etmek için her türlü saçma soruyu cevaplamak zorunda hissediyorlar galiba kendilerini.

Hocaların da kalitesi, seviyesi de düştü galiba. Mesela birisi aldığı maaşını veya ücretini eleştirenlere “Aldığım parayla hepinize yetecek kadar pamuk alıyorum” diye cevap vermiş adının önünde Prof. Dr. yazan hoca efendi. Ne diyelim o seviye de ona layık olsun.

Halil KÜÇÜKPARLAK

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün