Gündem

Yurdumuzun en güzel köşesi Artvin anıları (3)

Sevgili okurlarım üç yazımda sizlere yurdumuzun cennet köşesi Artvin ve ilçelerini elinden geldiğince dilimin döndüğünce tanıtmaya çalıştım.

Yurdumuzun en güzel köşesi Artvin anıları (3)

Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan bir cenazeye katılması gerektiği için bizimle vedalaştıktan sonra eşimin, daha doğrusu rahmetli kayınpederimin kökenlerini araştırmaya başladım. Lakaplarını söyleyerek sorduğum genç adam “Yelkencioğulları benim akrabalarım” demesi üzerine sohbeti koyulaştırdık. Genç adamın eşi Yelkencioğullarındanmış meğer, benim eşimin de aynı sülaleden olduğunu söyledim. Ayaküstü samimi olduk kendisini dördüncü bacanağım olarak kabul ettim. Daha güzel sohbetler edecektik Borçka’daki bacanağımla ama vakit yoktu kendisiyle vedalaştık.

Bundan sonraki siyasi hayatında başarılar diliyorum Borçka Belediyesi Meclis üyesi ve İYİ Parti Genel Merkez üst kurul delegesi Serdar Tonyalı’ya.

Yeşillikler içindeki MURGUL…

Şimdiki durağımız yeşillikler içindeki tabiat harika Murgul ilçesi. İlçeye girdiğimizde hafif bir yağmur yağıyordu ama yine de gezip görmemize engel değildi. Murgul’da dolaşırken Kocaeli’deki gazeteci arkadaşımıza rastlamamız güzel bir tesadüftü. Meğer kendisi de oralıymış memleketinde tatil yapıyormuş. Ben her ilçede olduğu gibi esnafları dolaşıp ilçe hakkında bilgiler aldım. Murgul’un en büyük gelir kaynağının Bakır İşletmesi olduğu bilgisini aldım. Atatürk’ün zamanında 1935 yılında açılan ve ilçeye büyük katkı sağlayan Etibank tarafından işletilen Murgul Bakır İşletmesi özelleştirme kapsamında Cengiz Holding’e satılmış. Hani şu meşhur Mehmet Cengiz’e. İlçe halkı yedi sene önce devredilme sırasında ayaklanarak eylemler yapmış ama sonuç alınamamış maalesef. Küçük, şirin ve yeşillikler arasındaki Murgul halkı Mehmet Cengiz’e çok kızgın ama yapabilecekleri fazla bir şey de yok. Her yeri aldığı gibi Mehmet Cengiz.

Seyahatimizi organize eden ve kafilemizi ağırlayan Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu (KARBAFED) Başkanı Mikail Kalyoncu’nun köyü de Murgul’daydı. Otobüsümüzün çıkması mümkün olmadığı için hepimiz gidemedik ama bir minibüsle bir kısmımız gittik Mikail başkanın köyüne. Orada annesini görmek ve yengesinin yaptığı hakiki köy ayranını içmek kısmet oldu. İyi ki de gitmişim Mikail başkanın köyüne. Hafif yağmur atıştırmasına rağmen yüksekte olan köyde öyle güzel bir manzara vardı ki sanki bir ressamın hayalini tuvaline yansıttığı bir tablo gibi yeşilin her türlüsü gözler önündeydi. “Hava açık olsa daha güzeldir manzaramız” dediler. Köyde Mikail başkanın ağabeyi ile tanışma ve kısa süreli de olsa sohbet etme imkanım oldu. Bana değerli bilgiler verdi kendisini tanımaktan mutlu oldum.

Görmekten mutlu olduğum KEMALPAŞA…

Bir sonraki durağımız haritada ismini görünce bir sempati duyduğum ve merak ettiğim Kemalpaşa ilçesiydi. Sabahtan beri yağan Kemalpaşa’ya girdiğimizde daha da şiddetlenmişti. Sahil manzaralı Zero Cafe’nin önünde mola verdik. Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek bizi bekliyordu. Başkan ilçesini tanıtan konuşmasını yaptıktan sonra kendisine sorularımızı yönelttik. Ergül başkan konuşmasında sık sık zarar ediyor gerekçesiyle Çaykur’un özelleştirilmek istendiğini belirtti. “Tüm çay üreticileri Çaykur’un özelleştirilmesini istemiyor. Çaykur şimdi paketleme makinelerinin yenilenmesi nedeniyle biraz borçlu ama kâr eden kuruluş yakın zamanda borcunu öder. Çaykur asla özelleştirilmemeli” diyerek sözlerini tamamladı.

Ben bu geziye kadar sadece Rize ve ilçelerinde çay üretimi yapıldığını sanıyordum. Meğer öyle değilmiş. Artvin’in sahil ilçeleri olan Kemalpaşa, Hopa ve Arhavi’de de çay üretimi yapılıyormuş. Hem de “Rize’nin adı çıktı ama bizim çaylarımız Rize’nin çayından daha lezzetli” diyorlar. Ergül başkanın kendi evinin etrafında da çay bahçeleri varmış. “Hafta sonunda çayımı topladım, pazartesi belediyede mesaiye başladım” diyor Ergül başkan. Gitmeden önce Kemalpaşa’ya adı nedeniyle sempati duymuştum ama Belediye Başkanı Ergül Akçiçek bizlere birer paket çay ve yanında bir kitap hediye etti. Bazı belediyeler ilçeyi tanıtan kitapçıklar veriyorlardı ama Ergül başkanın hediye kitabını görünce

pandemiyi falan unutup sarıldım kendisine. Ergül başkanın hediyesi ilçesinin adına layık bir şekilde Nukut olunca nasıl sarılmam ki ben ona.

Yağan yağmurun şiddeti hiç dinmediği için Kemalpaşa ilçesini gezip dolaşmak, esnaflarıyla ve halkıyla sohbet etmek imkanım olmadı. Ama mola verdiğimiz Zero Cafe bizleri birer müşteri gibi değil adeta misafirleri gibi ağırladılar. Ayrıca cafenin görünüşü kocaman ama yufka yürekli köpeği Zero da hepimize son derece sevecen davrandı. Karadeniz’in hırçın dalgalarını arkamıza alıp fotoğraf çektirmek isterken iyice ıslandık. Ama ıslanmak da güzeldi. Giysilerimizi değiştirip yola koyulduk.

HOPA’dayız…

Gezi programımızda Batum ziyareti de vardı. Sınırımıza en yakın Gürcistan ili olan Batum’a gidip birkaç saat dolaştıktan sonra dönmek istiyorduk. Bu nedenle Sarp Gümrük Kapısına gittik ama gümrükten geçemedik. Yanlış anlamayın yanımızda gümrükten geçirmesi yasak olan bir madde falan yoktu. Ama Gürcistan negatif bir PCR testi olmadan sokmuyor ülkesine kimseyi. “HES kodumuzu gösterelim, bakın dördüncü doz aşı da olduk” desek de olmadı. Gümrük kapısının önünde bir fotoğraf çektirerek ve Suriyeli’sinden Afgan’ına kadar herkesi aşı bile sormadan ülkemize sokanların kulaklarını çınlatarak dönüşe geçtik. Kısa bir esnaf turu ve çay alımından sonra Hopa halkıyla vedalaştık.

Son durağımız ARHAVİ…

Arhavi’ye akşama doğru indik. Kocaeli’den götürdüğümüz yardım kolilerinden kalanları da Arhavi kaymakamlığı yetkililerine teslim ettikten sonra akşam yemeğine geldi sıra. Otobüsümüz ilçenin çarşı içindeki bir restoranın önüne park etti. Daha otobüsten inmeden mekanın ismi dikkatimi çekti. Gresta Pide ve Kebap Salonu yazıyordu tabelasında. Hani geziye gidenlere “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” derler ya. Ben de şimdiye kadar gördüklerimi anlattım. Ama burada kuralı bozarak yediğimi de anlatacağım müsaadenizle. Arkadaşlarla masalara oturduk kimisi Adana kebap, kimisi Urfa kebap istedi. Ben düşündüm “Güneydoğu gezisinde değiliz ki neden öyle istiyorlar?” diye. Bana sorunca garson “Buranın özel yemeği hangisi” dedim. “Karadeniz pidemiz özeldir” deyince ondan istedim. Harika bir lezzetti, iyi ki yemişim Karadeniz pidesini. Yolu Arhavi’ye düşenlere tavsiye ediyorum. Yemeğimi bitirdikten sonra çayları içerken mekan sahibinin yanına gittim hemen. Mekanın tabelasındaki Gresta’nın anlamını sordum. Beni dükkanın dibine götürdü, sehpa gibi bir yerin üzerinde duran leğen benzeri bir taşı gösterdi. Tek parça koyu gri siyahımsı bir taş parçası oyulmuş leğen şekli verilmiş. Onun içine mısır hamuru koyu mısır ekmeği pişiriliyormuş. Bu arada onu da öğrenmiş olduk.

DÖNÜŞ YOLLARINDAYIZ…

Artık Arhavi’den gezimiz sona erdi. Önce Akçaabat’ın meşhur köftesi ve nefis “Laz tatlısı” yedikten sonra yolumuzun üzerinde bulunan Vakfıkebir’in meşhur tereyağlarından alarak İzmit’e dönüş yaptık.

Kafilemizin Artvin ilinin ilçelerini gezmemizde bize rehberlik yapan, belediye başkanlarıyla görüşmelerinizi organize eden, otuz kişinin yatma yerinden üç öğün yemeğinden tutun da her türlü ihtiyacını karşılanmasını temin eden, ayrıca hiçbirimizin isteklerimizi kırmayan Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu (KARBAFED) Başkanı Mikail Kalyoncu’ya, maddi manevi destekleri için Kocaeli Artvinliler Derneği Başkanı Musa Özcan’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Kocaeli Yusufelililer Derneği Başkanı Ali Tokgöz ve gazetemiz imtiyaz sahibi Selçuk Çelebi’ye rehberlikleri ve içten samimiyetleri nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan’a ve gazeteci arkadaşlarıma da ayrıca teşekkürler.

Sevgili okurlarım üç yazımda sizlere yurdumuzun cennet köşesi Artvin ve ilçelerini elinden geldiğince dilimin döndüğünce tanıtmaya çalıştım. Anlatmaya çalıştıysam da mutlaka eksikleri kalmıştır. Çünkü yurdumuzun bu köşesi hani derler ya “Anlatılmaz yaşanır” diye, aynen öyle. Herkes ama herkes ölmeden önce mutlaka gidip görmeli

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün