Güncel

Biz nerede yaşıyoruz, burası neresi?

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı neden “Dinimizde böyle bir şey yok, bu adam yalan yanlış söylüyor” demiyor.

Biz nerede yaşıyoruz, burası neresi?

Sevgili okurlarım, siz biliyor musunuz bilmem ama ben bilemiyorum nereye gidiyoruz. Ülkemizde neler oluyor, neler yaşanıyor farkında mısınız?

Daha öncelerde birkaç kendini bilmez cahil tarikat liderleri tarafından söyleniyordu ama bu kere daha da ileri götürüldü. Adam çıkıyor resmen “Namaz kılmayanlar öldürülebilir” diyor. Ben bu konudaki haberi internet ortamında okumuştum ama inanamadım, inanasım gelmedi. Daha sonra videosunu izleyip kendi sesinden dinledikten sonra bu sözleri aynısıyla söylediğine emin oldum.

Evet, daha önceleri ilkokul mezunu bile olmayan cahil cühela insanlar tarafından söyleniyordu ama bu kere Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ebubekir Sifil’in sesinden dinledim bu cümleyi. Daha önce şifalı olduğunu belirtip deve sidiğinin içilebileceğini söyleyerek gündeme gelen Ebubekir Sifil, “Adam keyfi olarak namazı sürekli biçimde aksatıyorsa cezaya çarptırılır. Çağırılır, azarlanır. Çağırılır, tekdir edilir. Çağırılır, dövülür. Devam ederse taziren öldürülebilir” diyor. Kulaklarıma inanamadım, tekrar dinledim, evet aynen böyle söylüyor. Bu adam herhangi birisi olsa hadi neyse, bir tarikat şeyhi olsa bu kadar tepki çekmez ama bu adam bir üniversite hocası. Yani öğrenci yetiştiriyor, ders veriyor. Bu fikirlerini derslerinde öğrencilerine anlatıyor demek ki.

Bu Doçent’in sözlerini duyan bir yarım akıllı birini veya tam ezan  okunduğunda bir cafeye girip birçok kişiyi toplu katliam yaparak namaz kılmıyor vurup öldürse vebali kimin olacak, kim hesabını verecek?

Bu vatandaşın bağlı olduğu Yalova Üniversitesi Rektörlüğü, oranın da bağlı olduğu Yüksek Öğretim Kurulu neden bu adama neden “Sen ne yapıyorsun, neler diyorsun, kendine gel!” demiyor.

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı neden “Dinimizde böyle bir şey yok, bu adam yalan yanlış söylüyor” demiyor.

Bu konunun konuşulduğu bir televizyon kanalında ilahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk çok sert cevap vererek karşı çıktı. Telefonla bağlandığı televizyon kanalında aynen şunları dile getirdi.

“Sen kimsin? Tövbe haşa sen Allah mısın? Allah’ın bile kullanmadığı yetkiyi kimse kullanamaz. Pervasızlığın da bir limiti, bir sınırı olmalı. Aklım almıyor, böyle adamlar üniversitelerde akademisyen olmamalı. Biz nerede yaşıyoruz, burası neresi? Kuranı kerimde namaz kılmayana bir ceza yok. Ancak namaz kılmayanlar Cenabı Allah’ın gözünden düşmek, ahirette hesabını vermek gibi yaptırımlardan bahsedilir. İbadet Allah ile kul arasındadır.

Ebubekir efendi, böyle konuşmalar yapmakla insanları dinden imandan soğutuyorsunuz farkında değil misiniz? Yapılan araştırmalarda son zamanlarda özellikle gençler arasında “Ateist” ve “Deist” olanların çoğaldığı tespit edilmiş. Tüm bunların sebebi sen ve senin gibilerin bu akla ziyan konuşmalarıdır.

Tam da bu konuyla ilgili bir kısa bir anekdot var. Eski zamanlarda vezirin biri çarşıda dolaşıp halkın arasına karışmış. Dolaşırken tam ezan okunmaya başladığı sırada bir Pazar tezgahının önünden geçerken pazarcıya “Ne kadar borcun var?” diye sormuş. Pazarcı “Bakkal Ahmet’e 10 akçe, kasap Mehmet’e 20 akçe borcum var” demiş. Vezir “Onu sormuyorum, ne kadar namaz, ne kadar oruç borcun var?” deyince pazarcı “Onları Allah sorar, sen ancak bu dünyadaki borçlarımı sorabilirsin” diye cevap vermiş.

Ebubekir Sifil’in “Namaz kılmayanlar öldürebilir” sözünün ahlaken doğru olmadığını biliyorum ama yasal olarak da suç olduğunun farkındaydım. Bu yazıyı yazmadan önce inceledim, araştırdım. Resmen hapis cezasını gerektiren suç olduğunu gördüm.

Türk Ceza Kanunu 216. maddesi aynen şöyle:  “Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.

Sözün özü: Yasal olarak hapis cezası gerektiren suç işleyen, söylediği bu yasadışı sözleri videoya kayıt edip yayan, muhtemelen öğrencilerine de aynı konuşmaları yapan bu haddini bilmez adama birileri “Dur” demeli artık. Yukarıda saydım üniversite rektörlüğü mü olur, Yüksek Öğretim Kurulu mu olur, yoksa Diyanet İşleri Başkanlığı mı olur bilemem ama birileri mutlaka “Dur!” demeli.

Eğer birileri dur demiyorsa suç teşkil eden bu cümle hakkında yasal işlem yapılmalı. Bazılarının yazdığı en küçük bir eleştiriden suç ve suçlu arayan adalet sistemimiz neden böylesi sefil konuşmalar yapanlar hakkında işletilmez? Bir vatandaş olarak bu soruyu sorma hakkımın olduğunu düşünüyorum ve cevap bekliyorum, cevap arıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.