Halil Küçükparlak

Neler Oluyor?

Neler Oluyor?

Gecen hafta önce Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’ne elinde pompalı tüfekle dalan okulun eski öğrencisi tam on altı kişiyi yaralıyor. Etrafının polisler tarafından sarılması üzerine silahı başına dayayarak intihar ediyor.

Saldırganın, saldırıdan günler önce sosyal medya üzerinde okula ait bir hesabın gönderisi altına “Hazır olun bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak hazır olun kunduzlar” şeklinde paylaşım yaptığı iddia ediliyor. Okul müdürünün olayı emniyete intikal ettirmesi üzerine çağrılıp ifadesi alındığında o paylaşımı kendisinin yapmadığını, hesabının çalındığını beyan etmesi üzerine serbest bırakıldığı yine iddia ediliyor. Yani o hesabının çalınıp çalınmadığı emniyet bilişim uzmanları tarafından tespit edilmesi mümkün müydü bilemiyorum. Eğer mümkünse neden yapılmadı, çalınma olayının gerçek olmadığı tespit edilseydi neden serbest bırakıldı gibi birçok sorular soruluyor. Ayrıca elinde kocaman tüfekle evinden okula kadar nasıl geldiği, hiç gören olup da engel olunamadı mı ayrıca bir soru işareti.

***

Bu olayın hemen ardından, ertesi günü bu defa Kahramanmaraş’taki bir okula bu sefer okulun bir öğrencisi sırt çantasıyla okula giriyor. Sırt çantasında beş adat tabanca var. Tam katliam yapıyor. Dokuz ölü, 13 yaralı var okulda. Saldırgan çocuk da kendisini etkisiz hale getirmek isteyenler tarafından öldürülüyor.

Bazı olaylar olur da hani “Aileler cahil” falan deriz ya… Bu öyle bir olay da değil. Çocuğun annesi Türk dili ve edebiyatı öğretmeni, babası üst düzey emniyet müdürü. Babasının evde 7 adet, tekrar yazı ile söylüyorum yedi adet tabancası, iki adat av tüfeği var babasının. Evde sanki cephanelik saklıyor üst düzey emniyet müdürü. Üst düzey olunca onun koruması falan da vardır ama yine de bu kadar çok sayıda silahı evde bulunduruyor. Evdeki bu kadar silahı ve onların mühimmatını “Maraş Sandığı” denen bir sandıkta muhafaza ediyormuş. Bilmiyorum şifreli falan mı bu sandık ama “Oğlum zeki açabildi o sandığı” diye ifade vermiş. Oğlunun zeki olduğunu biliyorsun, açabileceğini tahmin edip neden kilit üzerine kilit vurmazsın o sandığa diye sormak gerek. Olaydan sonra tutuklanan üst düzey emniyet müdürü babanın verdiği ifade ortaya çıktı.

Oğlunun psikolojik sorunları olduğunu bildiğini, uzmanlar tarafından uyarıldığını söylemiş. Oğluna olaydan bir gün önce emniyet poligonunda silahla atış yaptırdığını anlatmış. Okulun rehberlik öğretmeni çocukta bir sorun olduğunu aileye bildirmiş. Güya emniyet psikoloğuna gösterilmiş, ergenlik falan diye geçiştirilmiş. “Rehberlik öğretmeni tarafından sorunlu olduğu sana bildirilen çocuğu emniyetin poligonunda neden atış talimi yaptırırsın? Ölü ve yaralı sayısının daha da artması mı senin amacın?” diye sorarlar adama. Sonradan meydana çıktı ki çocuğun sosyal medya hesabında daha önceki senelerde Amerika Birleşik Devletleri’nde böyle bir okul saldırısı yapan çocuğun adı ve fotoğrafı bulunuyormuş. “Öğretmen olan anne neden bakmaz, bakamaz evladının sosyal medya hesaplarına?” diye de sorarlar insana.

***

Evet yazımın başlığındaki gibi “Neler oluyor bize?”

“Neler oluyor?”un sadece bir cevabı yok bence. Çok fazla nedenleri var.

Nedenlerden, mesela yukarıda belirttiğim gibi ailelerin evlatları ile yeterince ilgilenmemesi var.

Mesela, sosyal medya ortamının çocukları olumsuz yönde etkilemesi var.

Mesela, ülkemizdeki sayısız televizyon kanallarında birçok dizi var. Hepsi de karanlık olaylarla ve takır takır insan öldürülen senaryolarla dolu. Seneler önce televizyonların daha yeni olduğu zamanlarda “Süper Baba” gibi, “Perihan abla” gibi aile dizileri vardı. Ama şimdi artık hep mayfa dizileri var. Yıllar önce bir “Kurtlar Vadisi” başladı seneler sürdü ve her hafta takır takır insan öldürüldü dizide. Halkımız o kadar kaptırdı ki kendini diziye, senaryo gereği başrol oyuncusu ölünce çeşitli şehirlerimizde mevlitler okundu, lokmalar, helvalar dağıtıldı. O dizi bitti hemen arkasından onun tıpkısının aynısı “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” başlayıp yıllarca devam etti. O dizelerde toplam kaç figüran öldürüldü toplamını senaristler bile bilmiyordur herhalde.

O dizi de bittikten sonra yine şu anda günümüzde “Yeraltı” dizisi ve “Eşref Rüya” dizisi var. Ben izlemiyorum bu dizileri ama bu yazıyı yazmak için araştırdım. Bu dizilerde de elde silahlar devamlı adam öldürülüyor. Okul saldırılarından sonra geçen hafta bu iki dizi yayınlanmamış. Ne olacak ki geçen hafta mola verilmiş, önümüzdeki haftadan itibaren devam eder.

Ülkemizde bir Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) var. Bazı kanallara cezalar veriyor. Hükümet aleyhine eleştirel en ufak bir söz söyleyen kanallara ceza veren RTÜK bu kadar katliam yapılan yapılan dizilere neden ceza vermez, neden müsaade eder anlamak mümkün değil.

Saldırılarda hayatlarını kaybeden öğretmenler ve öğrencilere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar ve yaralılara sabırlar diliyorum.

Başa dön tuşu