2025’i bitirdik, 2026’ya başladık…
Sevgili okurlarım yeni yılınızı kutluyor, bugün başladığımız yeni yılda hepinize iyilikler, güzellikler, sağlıklar, mutluluklar diliyorum.
2025’i bitirdik, 2026’ya başladık…
Sevgili okurlarım yeni yılınızı kutluyor, bugün başladığımız yeni yılda hepinize iyilikler, güzellikler, sağlıklar, mutluluklar diliyorum.
Bitirdiğimiz 2025 yılında ülkemiz adına birçok olumsuzluklarla geçti. Birçok üzücü olaylar yaşadık bitirdiğimiz yılda.
“Gelen gideni aratır” atasözünün gerçekleşmesini ve bugün girdiğimiz 2026 yılında geçen yılı aramayız inşallah diye temennilerimi iletiyorum.
Bitirdiğimiz yılın neredeyse yarısında “Terörsüz Türkiye” olayıyla yattık kalktık. Sabah haber bültenlerinden tutun gece yarısı haber bültenlerine kadar hep bu olay konu edildi.
Komisyon kuruldu, günlerce toplantılar yapıldı, şehit yakınları ve gazilerden tutun da, dernekler, sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesi dinledi bu komisyon.
En sonunda kurulan komisyon üyelerinden her partiden birer milletvekilinin İmralı’ya giderek terör örgütü elebaşıyla konuşmasına ve örgütünü dağıtması konusunda onu ikna etmesi kararı alındı.
Bu ziyarete karşı çıkıp “Devlet teröristin ayağına gitmez” diyenlere “Sen terörsüz Türkiye istemiyor musun?” diye adeta saldırıldı. “Anaların gözyaşları dinsin istemiyor musun?” soruları sorulunca İmralı’ya gidilmesini doğru bulmayanların sesleri kesildi.
Hatta o ara ülkemizdeki enn milliyetçi partinin lideri “Kimse gitmek istemiyorsa, ben giderim” diyerek gidilmesinin terörü önlemenin şart olduğunu dile getirdi.
En sonunda üç partinin temsilcisi milletvekilleri gitti İmralı adasına. Terör örgütü lideri orada yaptığı konuşmada örgütü lağvettiğini beyan etti. Örgüt üyelerinden birkaç kişi de sembolik olarak yakılan bir ateşe silahlarını atarak silah bırakmış oldular.
Ama cevaplandırılması gereken birçok soru işaretleri vardı ortada. Mesela geçmiş hükümetteki asayişten sorumlu asaletli bakan “Evet belki birileri PKK’ya olan saikleri yüzünden üzülüyor ama bilinmesi lazım ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dağlardaki teröristin ayakkabı numarası dahil her şeyi bilmektedir. Dağlarda 88 terörist kaldı”. Son zamanlarda da zaten hiçbir terör eyleminde bulunmamışlardı.
Ama yine de liderleri lağvetmişti örgütü.
Bu da sevindirici bir olaydı kuşkusuz.
Ama o da ne?
Yılın son haftasında üzücü, çok üzücü, adeta yürekleri dağlayan bir haberle karşılaştık.
Haber kısaca şöyleydi: “Yalova’da polis ekipleri tarafından yapılan DEAŞ operasyonu sırasında şüphelilerin polise ateş açması sonucu çatışma çıktı. Üç polisimiz hayatlarını kaybederek şehit oldu”. İşte yılın son haftasında yüreklerimizi dağlayan olayın öz ti.
Neredeyse aylardır “Terörsüz Türkiye” diyerek toplantı üzerine toplantı yapan milletvekillerinden sonra İmralı adasına da gidilmişti.
Ne oldu peki?
Terörü sadece PKK yapmıyor.
İmralı’ya giderek terör örgütü elebaşıyla görüşmekle terör bitmiyor ne yazık ki.
Yalova’da üç genç polis evladımızın hayatını kaybederek şehit olmasında benim en çok yüreğime oturan, beni en çok üzen bir bilgiye ulaştım.
Eğer sizler duymadıysanız, şimdi benden okuyunca sizde adeta kahrolacaksınız, yüreğiniz yanacak eminim.
Bundan 2 yıl önce İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı 2 yıl önce önerge vererek “IŞİD terör örgütünün ülkemizde ‘Mektebi Furkan’ adı altında yeniden yapılanmasının önüne geçmek için” araştırma komisyonu kurulması, Meclis’in bu durumu araştırması istemiş… Ancak önerge gündeme alınmamış.
İki yıl önce araştırılsaydı belki de bu olay meydana gelmeyecekti, polisimiz hayatını kaybetmeyecekti.
Üç kahraman polisimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyorum.




