Hakan Ergül

Gayrimenkul Sektörüne Kurallar Geldi, Peki Güven Geldi mi?

EİDS, yetki belgesi zorunluluğu ve yeni düzenlemeler gayrimenkul sektöründe önemli bir dönüşüm başlattı. Ancak asıl soru şu: Bu kurallar gerçekten güveni tesis edebilecek mi?

Gayrimenkul Sektörüne Kurallar Geldi, Peki Güven Geldi mi?

Gayrimenkul sektörü, Türkiye’de uzun yıllardır hem bir ihtiyaç hem de önemli bir yatırım aracı olarak yüksek işlem hacmine sahip olmasına rağmen, düşük güven ortamında varlığını sürdürmektedir.- kocaelihaberdünyası

Sektörde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler ile esnaf ve sanatkârların çalışmalarını belirli usul ve esaslara bağlamak; yetki belgesi zorunluluğu ile haksız rekabeti önlemek ve daha güvenli, şeffaf bir piyasa oluşturmak amacıyla hazırlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik, 5 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girmişti. Ancak geçmişe dayalı alışkanlıkları değiştirmek ve sektörü disipline etmek kolay olmadı. Yönetmeliğe rağmen kayıt dışı faaliyetler azalmadığı gibi, sektör üzerindeki olumsuz etkilerini sürdürmeye devam etti.

Son dönemde devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ve yetki belgesi zorunluluğu gibi düzenlemeler ise bu yapıyı dönüştürmeye yönelik en ciddi adımlar olarak öne çıkıyor. Ancak burada temel soru hâlâ geçerliliğini koruyor: Bu düzenlemeler gerçekten sektörü dönüştürebilecek mi?

Yeni sistemle birlikte ilan doğrulama, yetkilendirme ve kayıt altına alma süreçleri zorunlu hale getirildi. Amaç; sahte ve mükerrer ilanları azaltmak, yetkisiz aracılık faaliyetlerinin önüne geçmek ve piyasa verilerini daha sağlıklı hale getirmek.

Zira sektör uzun süredir ciddi bir güven sorunu yaşıyor. Aynı taşınmazın farklı fiyatlarla pazarlanması, yetkisiz kişilerin işlem yapması ve fiyat manipülasyonları hem alıcıyı hem de satıcıyı korumasız bırakıyor. Bu durum yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, piyasa dengesinin bozulmasına da yol açıyor.

Bu dönüşüm süreci; emlak danışmanlarından yatırımcılara, mülk sahiplerinden alıcılara kadar tüm paydaşları doğrudan etkiliyor. Özellikle mesleğini profesyonel şekilde icra eden danışmanlar için bu gelişmeler önemli bir fırsat sunarken, kayıt dışı çalışanlar açısından ciddi bir eleme mekanizması oluşturuyor.

2023 sonrası hız kazanan düzenlemeler, 2024 ve 2025 itibarıyla daha görünür şekilde uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki dönemde ise sistemin daha sıkı denetimlerle desteklenmesi bekleniyor. Uygulama ülke genelinde geçerli olmakla birlikte, özellikle büyükşehirlerde etkisi daha hızlı hissediliyor.

Teorik olarak sistem oldukça net: Yetkisi olmayan ilan giremeyecek, girilen ilanlar doğrulanacak ve piyasa daha şeffaf hale gelecek. Ancak pratikte başarının anahtarı, uygulama, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinliğinde yatıyor.

Bu noktada göz ardı edilmemesi gereken önemli bir alan da sosyal medya platformlarıdır. Günümüzde ilanların önemli bir kısmı yalnızca ilan sitelerinde değil; Instagram, Facebook ve WhatsApp grupları üzerinden de paylaşılmaktadır. Bu alanlar düzenleme dışında kaldığı sürece, sistemin etrafından dolaşmak mümkün olacaktır.

Bu nedenle sosyal medya üzerinden yapılan ilan paylaşımlarının da Elektronik İlan Doğrulama Sistemi kapsamına alınması, sektörün gerçek anlamda disipline edilmesi açısından kritik bir adımdır. Aksi halde kayıt dışılık farklı kanallar üzerinden devam edecek ve hedeflenen şeffaflık tam olarak sağlanamayacaktır.

Bu sürecin başarısı yalnızca kamu otoritelerinin attığı adımlara bağlı değildir. Asıl belirleyici olan, sektörde faaliyet gösteren yetkili emlak ofisleri ile lisanslı danışmanların bu dönüşüme ne ölçüde sahip çıktığıdır. Çünkü sistem, ancak onu uygulayanlar kadar güçlüdür.

Bu noktada şu gerçeği açıkça ifade etmek gerekir:

Disiplini önce sektörün kendisi sahiplenmelidir.

Kurallara uyan değil, uymayan istisna haline gelmediği sürece gerçek dönüşüm gerçekleşmez.

Yetkili ve lisanslı çalışan her danışman, aslında sektörün güvenini temsil eder.

Sonuç olarak, gayrimenkul sektöründe başlatılan bu yeni dönem yalnızca bir düzenleme süreci değil, doğru uygulanırsa bir kültürel dönüşüm olabilir. Ancak bunun için kuralların varlığı yeterli değildir; bu kuralların etkin şekilde uygulanması, ihlallerin yaptırımla karşılaşması ve mesleki disiplinin yerleşmesi gerekir.

Gerçek değişim, sistem kurulduğunda değil; o sistem herkes tarafından ciddiye alındığında başlar.

Başa dön tuşu