Çağ Atladık Çaaağğğ!
Çağ Atladık Çaaağğğ!
Sevgili okurlarım iktidar partisi yönetimleri tarafından nutuk atılırken sık sık söylenir hep, mutlaka siz de duymuşsunuzdur.
Mikrofonu önünde gören “Millet ittifakı” şürekası her zaman, her yerde hep “Sağlıkta çağ atladık!” derler.
Zaten internet üzerinden kısa bir araştırma yaptığınızda aynen şu ifadeye rastlanıyor…
“Sağlıkta çağ atladık” ifadesi, özellikle son 20 yılda Türkiye’de sağlık altyapısında (şehir hastaneleri, erişilebilirlik, teknolojik donanım) yaşanan büyük dönüşümü vurgulamak için sıkça kullanılan siyasi ve toplumsal bir söylemdir.
Dikkat buyurun şehir hastaneleri ve “erişilebilirlik” diyor.
Burada özellikle “erişilebilirlik” kelimesine dikkat çekmek istiyorum.
“Erişilebilirlik” kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki açıklaması şöyle açıklanmış…
“Ürün, hizmet, fiziksel çevre ve bilgilerin herkes tarafından güvenli, bağımsız ve eşit bir şekilde ulaşılabilir, kullanılabilir ve anlaşılabilir hale getirilmesidir.”
Şimdi gelelim sağlıkta çağ atlamaya…
Yaşım 74’ü bitirip 75’e gelmek üzereyken kulaklarda arızalar başladı birçok yaşıtımda olduğu gibi.
Ne yapmak gerek?
Tabii ki bir Kulak Burun Boğaz uzmanı doktora görünüp rapor almak gerek, sonra da onun raporu doğrusunda bir işitme cihazı alıp kulağa takılınca sesleri net duyup mutlu olacağız.
Sağlıkta çağ atladığımız için internet üzerinden Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) randevu almaya çalıştım günlerce.
Belki bir çare olur diyerek telefondan 182 üzerinden aynı sisteme girerek oradaki operatörlerden yardım istedim yine günlerce.
Evimin tam karşısında Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi var, caddenin karşısına geçince hastane kapısına gireceğim ama ne yazık ki randevu alıp “erişemedim” karşımdaki Kulak Burun Boğaz doktoruna.
Biricik oğlumun doktor olmasına ve sevgili yeğenimin de özellikle Kulak Burun Boğaz ihtisası yapmasına güvenerek atlayıp İstanbul’a gittim.
Buradan günlerce doktora “erişememiştim” ama İstanbul’a gidince tanıdıklar vasıtasıyla oradaki doktora hemen anında “erişebildim” ve aynı gün içinde raporumu alıp döndüm evime.
Yeğenim Dr. Türker’in arkadaşı Dr. Mehmet Ali’ye bana gösterdiği yakın ilgi ve kolaylık nedeniyle buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
Raporumuzu alıp döndük ama bundan sonra sıra geldi cihazı almaya.
Hemen piyasa araştırması yaptım, çok çeşitli cihazlar ve çok çeşitli fiyatlar vardı doğal olarak.
Cihazın pillisinden tutun şarjlısına, kulak içinden tutun da akıllısına kadar envai çeşit cihaz vardı.
Cihazlarda bu kadar çeşit olunca doğal olarak fiyatları da çeşit çeşitti…
Atmış sekiz bin liradan başlayan fiyatlar yüz otuz dört bin liraya kadar çıkıyordu.
Sevgili okurlarım, 1971 yılında okuldan mezun olduktan sonra devlet hizmetinde görev yapmaya başladım. 1998 yılında yıpranmalar da dahil olmak üzere 34 yıl üzerinden kamu görevinden emekli oldum. Yani sigorta primim yatırıldı doğal olarak. Emekli olduktan hemen bir ay sonra gazetelerde çalışmaya başladım. 1998 yılında başladığım gazetecilik faaliyetim halen de devam ediyor. Şu anda bile sigorta primim ödeniyor.
Özet olarak 1971 yıllında ödenmeye başlayan sigorta primim şu anda içinde bulunduğumuz yıl olan 2026 yılında halen devam ettiğine göre tam 55 yıldır sigorta primi ödeniyor benim için.
68 bin lira ile 134 bin lira arasında değişen işitme cihazları için devlet, yani Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bana 5×2 olmak üzere 10 bin, evet yazı ile toplam on bin lira ödüyor. Gerisini ben cebimden karşılamalıyım.
En düşük emekli maaşının 20 bin, ortalama emekli maaşının 25 bin lira olduğu ülkemizde zaten geçinmekte zorlanan yaşlı insanlar işitmek için en az 50 bin liradan fazla parayı nasıl verecekler?
Neredesiniz eyy “Sağlıkta çağ atladık” diyen siyasiler?
Tam 55 yıldır sigorta primi ödeyen, üstelik ortalamanın da bir tık üzerinden emekli maaşı alan ben kendime bir çift işitme cihazını bile neden alamıyorum?
İşitme cihazını almakta zorlandığımı gören evlatlarım olmasa alamayacaktım ben cihazı.
O zaman neden bunca yıldır sigorta primi kesiyorsunuz benden.
Bunları sadece kendim için, şahsi bir olay için yazdığımı sanmayın sevgili okurlarım.
Hadi ben sağolsunlar evlatlarım sayesinde aldım ama evlatlarının da durumu olmayan milyonlarca gariban emekli var ülkemizde.
Neden tamamını benim sigortam karşılamaz da, ücretsiz alamam ben işitme cihazımı?
Bu soruya cevap verecek bir yetkili var mı “çağ atlayan” ülkemizde?
Bugün evlatlarım sayesinde cihazıma kavuştum, artık en küçük tıkırtıyı bile duyuyorum.
Cihaz konusunda bana aydınlatıcı bilgiler veren, her türlü sorumu sabırla cevaplandıran, daha sonra karşılaşacağım her türlü sorunumda çekinmeden aramamı söyleyen Ezgi Yılmaztürk Uğraş kızımıza da buradan teşekkürlerimi sunuyorum.